31 Ocak 2016 Pazar

Bir Pazar günü Klasiği (1) BİT'MEYEN Bit Pazar'ı



(Başka fotoğraf çekmedim, sirk hayvanı muamelesi eder gibi sürekli oranın buranın fotoğrafını çeken " gerekligillere " dahil olmak istemedim. Yoksa çok hoş şeyler vardı  gidiniz kendiniz görünüz unutmayın en güzel pozları gözleriniz yakalar ..)




                 (The Monkees - Last Train to Clarksville )




Bit Pazarı , kimileri için vazgeçilmez kimileri için  merak ,kimileri için zorunluluk kimileri içinse gerekliliktir. Bit pazarını  bu dört gidiş şekline göre yorumlayabiliriz ;

    Vazgeçilmezler bit pazarı ruhunu özümsemiş , sadece atmosferi için bile gidebilecek olan aslında geliri diğer tüm alışveriş yerlerine gidebilecek türdeyken özel zevkleri gereği buralara gelen kimseleri oluşturur.
     Zorunluluk için gelenler , maddi durumu yoksulluk sınırını da geçen gerçekten her pazar oraya alışveriş için gelen kimseler oluşturur ki kim ne kadar inkar ederse etsin bit pazarların çoğunluğunu bu kesim oluşturur.
     Gereklilik için gelenler , En komik olan kesim budur. Sırf birilerine bir şey kanıtlamak için  hatta daha açık söylemem gerekirse entel gözükmek için gelen kesim oluşturur. Oraya da oranın ruhuna da oldukça yabancı oldukları 10 metre öteden belli olur. 
     Meraklı olan kesim , kendimi bu kesime  dahil ediyorum. Farklı deneyimler keşfetmek için , kendi çapında bit pazarı ruhunu anlayabilmek için ara sıra gidenlerdir sayıları çok fazla olmalarına rağmen pek fazla dikkat çekmezler arada kaynar giderler .

Kendimce , bit pazarına giden kesimi tanımladığıma göre sıcağı sıcağına bit pazarı hakkındaki gözlemlerimin ayrıntılarına girebiliriz. Bit pazarına küçüklükten beri ara sıra giderim hatta ilk walkman'imi bir bit pazarından almıştım  :) Hala daha duruyor bence bir 50 yıl sonra falan antika olur torunlarımın işine yarar 

Bu tarz baya walkmanların bile eskisiydi yani öyle cebime falan koyamazdım , şu an bir mp3 'e ip takmak çok aptalca görünebilir ama o zamanlar iyi ki ipleri vardı diyordunuz :D 

Gel zaman git zaman  bit pazarların yerini sahaflara bıraktı bunun sebebi gittiğim her şehirde bit pazarı kültürünün olmayışıydı. Ama nerde duysam gitmeye çalışırdım. Mesela Avrupa 'da Floransa 'daki baya ünlü bir bit pazarıymış gitmek istemiştim ama gidememiştim .. O zamandan beri içimde kalmıştı bugüne ancak gidebildim. Tabiki Floransa'dakine değil keşke öyle olsa ama ben ancak bizim güzide ülkemizin gereksiz şehri İzmir'dekine gidebildim.
İzmir 'de bir kaç yerde kuruluyor , ben eski izmirde ve halkapınardakini biliyorum . Bugün Halkapınardakine  oldukça büyük git git bitmiyor , bit pazarı demişler ama bit'miyor :D  ( espriyi de yaptığıma göre nasıl gidilirden anlatmaya  başlayayım )

Nasıl gitmeli ? 

Şehir dışından gelecekler , evet sadece bit pazarı için izmire gebilirsiniz bence kemeraltına göre sizi daha doyurucu şeyler bekliyor , otogarın hemen çıkışındaki 555 eshot 'lara binerseniz son durak halkapınar metrosunda inersiniz indiğiniz yer zaten otobüslerin duraklarının olduğu bir yer oradan çıktıktan sonra karşınıza hemen bir köprü gelecek o köprünün üstünde başlıyor bit pazarı yani otobüsten indikten 1 dk sonra bit pazarındasınız . 
Demir yoluyla gelecek olanlar veya İzmir içinden gelecekler için , metro / izban 'a binip halkapınar durağında inip gıda çarşısı çıkışından ( zaten diğer liman çıkışını kullanan pek yok ) çıkınca yukarıda bahsettiğim durakların olduğu yere geleceksiniz durağı takip edin köprü karşınızda olacak . Oldukça kolay bir yerde mevkilenmiş 

Ne zaman gitmeli ? 

Gitmeden önce bir kaç şey okudum ve hepsi aman diyeyim erken gidin şöyle erken gidin böyle erken gidin ezan da gidin hatta geceden gidin yok pazar günü erkenden kalkılır bit pazarına gidilir gibi yazmışlar çizmişler  ben de buna müteakiben sabah 8'de  gittim ama bence  buna gerek yok sebebini aşağıda anlatacağım. İstediğiniz saatte gidebilirsiniz ama fazla öğlen vaktine kalmamakta fayda var .

Neden Gitmeli ? 

Evet gelelim en mühim soruya , bit pazarına giden bir çok insan için bu soru oldukça saçma gitmek için bir sebebe gerek yoktur ama ben yine kendimce bir cevap vermek istiyorum. Malumunuz olduğu üzere 1950 Yıllarından itibaren ( hehehe evet 1950 yılından günümüze gelip anlatcam :P )  ülkemiz de kapitalizmin nimetlerinden faydalanmaya başladı bunun getirilerinden çok götürüleri oldu. Bence en büyük götürüsü insanlara , " kazandığınızdan daha çok harcayın" anlayışının aşılanmasıydı . Bunun sonuçları ise  gelişen ekonomilerin arasında kendimizi hala göremiyor oluşumuzda saklıdır. Büyük fotoğrafa bir kenara bırakalım bireysel anlamda , insanlar  tüketim toplumun parçası haline geldi. Bir evde her şeyden iki şer üçer tane olmaya başladı ve insanlara televizyonlarda medya da bu durumun gayet normal olduğu söylendi kimse yadırgamadı aldı da aldı aldı ... Hala daha almaya devam ediyor . İnsanlık kendi sonunu da bu şekilde "alacak " farkında değiller. 
İşte tam bu noktada bit pazarları devreye giriyor " farkındalık" kısmı insanların oraya gitmesi bence tüketim toplumuna karşı bir duruşudur. O kadar çok gerekli gereksiz eşya var ki anlatılmaz ..
Realist olalım ,  oradan alacağınız ufacık bir şey ile geri dönüşüme büyük bir katkı sağlamazsınız farkındayım ama en azından bit pazarlarının aslında o kadarda kötü bir şey olmadığını insanlara gösterebilirseniz belki de bu sayede  insanlar kazandıkları kadar harcar yetişemediği yerde de bu tarz pazarlardan eksiklerini giderebilir .

İzlenimlere Gelelim... 

Bit pazarının öneminden o kadar bahsettikten sonra bu kısımda biraz kötülemiş gibi olacağım ama bu tamamen beklenti meselesidir siz belki de sevebilirsiniz. 
Ben kitap, plak ve polaroid fotoğraf makinası   için gitmiştim beklentim bu yöndeydi ama büyük bir hayal kırıklığına uğradım hiç bir yerde plak görmedim. Plak çalar vardı ama plak yoktu bakın istediğim plak demiyorum hiç plak yoktu diyorum yani sabah erken gelinilse de bulamayacağım bir şey . Kitap olarak 5-6 tezgah vardı ama bence içlerinde sadece bir tezgah iyiydi oradaki adam da  iyi kitapların sabah erken seçildiğini söyledi , bir yorum yapamayacağım belkki daha erken gelsem bulurdum belki bulamazdım ..
Slr analog fotoğraf makinası çokça mevcuttu hatta şu alttaki gibi bir makinayı 40 liraya verecekti ama yine çalışıp çalışmadığı konusunda güvence alamıyorsun . Benim  profesyonel olmayan analog ve dijital makinem olduğu için almadım  polaroid bulsaydım çok mutlu olacaktım bulamadım :/ 
Fiyatlara gelince gerçekten çok uyguna yani şöyle bir hava var " of alın da gidelim kurtulalım şunlardan " modunlalar Adama bu kitap ne kadar dedim  1 lira dedi daha geçen ay Ankarada bir sahaftan 5 lira civarı aldığım bir cep kitabıydı birkaç tanesini aldım bir tane kaldı adam al hadi hepsini dedi  sonra bi baktım ki 50 kuruşa kitap almış oldum  şaka gibi kitaplarda özellikle pazarlık etmek istemedim çünkü zaten değerlerin çok altında satılıyor ama adam kendi kendisiyle pazarlık yapmış oldu :D 

Sonraa bir tane national geographic teleskobu gördüm evet bildiğiniz şu aşağıdakine benzer bir teleskoptu , uzay bilimine meraklı olduğumu twitter 'dan takip edenleriniz bilir .  Adam 25 lira dedi şaka gibi çalışmasa bile onun varlığı odamda beni mutlu ederdi aslında ama bir şeyleri aştığımı düşünüyorum. O aştığım şeylerden sonrasında da  ne kadar az eşya o kadar çok mutluluk  olduğunu gördüm. Çalışsa kesin alırdım ama çalışıp çalışmadığını bilmediğim  ekipmanlarrn hepsinin olmadığını  görünce almaktan vazgeçtim .

Çokça telefon , araba teybi , bilgisayar  donanımlarına ait parçalar ,hoparlör , küçük ev aleti  vardı ama hangisinin çalıştığını bilemiyorsunuz isterseniz 1 lira karşılığında çalışıp çalışmadığını kontrol edebilirsiniz. Böyle bir imkanda sunmuşlar yani ..Ama illaki pazarlık yapın hatta mümkünse önce fiyatı siz söyleyin 
Kahve makinası görmüştüm oldukça temizdi (temiz bit pazarcı dilinde :P az kullanılmış anlamına gelmektedir. Yoksa kendisi elbette pis, tozlu hatta çamurluydu belki de kahve artığı neden olmasın ) ama oraya gitmeden önce giyim ve mutfak teçhizatı almayacağıma karar vermiştim tabiki sebebi sağlıkla alakalı . Bir çok yukarda bahsettiğim gereklilik için gelen genç kısım kıyafetlere yumulmuştu . Retro deyip ikinci el dükkanlarından birinci el fiyatından daha fazla ödeyenlere göre yaptıkları takdir edilesi aslında ama benim çok kabul edemediğim bir şey düşünün ki arkadaşlarım bana geldiklerinde bir kaç saat giydikleri kıyafeti hemen yıkayan birisiyim .Ama dileyen varsa çokça kıyafet ve ayakkabı olduğunu söyleyebilirim . 

Genelde hemcinslerim Tek başına tuvalete bile gitmezler hatta ben dahil bir çok kişi bunu  alay konusu yapar. Sebebini bilmiyorum neden öyleler ama benim o tür bir kısıtlamam yok sonuçta onlarla birlikte ölmeyeceğim . Gidebildiğim kadar gezebildiğim kadar görüp tecrübe edebildiğim kadar yaşayacağım . Ve buna kimsenin engel olmasını istemem eğer çevrenizde size eşlik edecek meraksızlar varsa onları takmayın çünkü gayette tek başına gidebileceğiniz bir yer diğer pazarladan tek farkı biraz daha erkek kişi sayısının fazla olması ama zaten tezgahlara o kadar çok dalıyorsunuz ki sağınızda solunuzda kim varmış unutuyorsunuz hem orası da bir pazar yahu insan pazara gitmekten korkar mı hiç :) 

Kafama takılanlar .. 

Bit pazarlarında her şey ikinci el evet ama kimileri gönüllü ikinci el kimileri zorunlu ikinci el yani çalıntı mallar olabilir . Bu kısım biraz canımı sıkıyor aslında düşünsenize çalınan bisikletinizi orada görmeniz hiç hoş olmazdı (evet bisiklet bile var ) 

Benden bu kadar gidip gezip görmesi size kalmış her şehirde olması gerekli olduğunu düşünüyorum büyük şehirlerde genelde var gerçi biraz araştırın küçük ya da büyük bir bit pazarı mutlaka vardır çünkü herkes geçmişinden kurtulmak ister .Herkes başkalarının geçmişini merak eder..

10 yorum:

  1. Analog bir fotoğraf makinesi, 1 liraya satılan kitap, çalışmasa da (olsun) bir teleskop; burası cennet gibi be :D İzmir'e gidersem mutlaka uğrayacağım. Çocukluğumda çalınmış bir bisikletim var da. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahahaha :D aynen görünüşü pek cennete benzemesede cennetten düşme parçalar var diyebiliriz , teleskopu almadığıma sonradan pişman oldum ya bir dahaki sefere artık :/

      Sil
  2. ayyyy o walkman senin walkmanin fotosu mu ne güzeeel. bit pazarını bilmiyom gidicem taam izmire gidince. halkapınar biliyoooom ordan foçaya gitmiştiiim metroylaaa oleeeey :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Heheh teşekkür ederim :) yok ya senlik ortamlar değil bit pazarları çok çekingensin ya oralarda böyle pazarlık etmek lazım :P

      Sil
    2. sadece gezip bakıcam işte alışveriş yapmam zateeen :)

      Sil
    3. Neden yapmazsınn ? Senin yerine ben pazarlık ediversem yine yapmaz mısın

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. Bit pazarından konuşulur da nur muhabbeti geçmez mi hiç :D yağdı yağdı hatta o yüzden 2 liraya şemsiye almak zorunda kaldım

      Sil
  4. Çok teşekkür ederim ayrıca siteme buyrun http://islamguzelahlaktir.blogspot.com/

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...