29 Ağustos 2016 Pazartesi

Erkeklerin Dünyasındaki Kadınların Çığlığı



{Baştan anlaşalım bu yazı baştan sona feminizm kokan erkeklerin dünyasındaki bir kadının çığlıklarıyla dolu bir yazıdır bunu bilerek yazıya devam etmenizi temenni ederim .Tabi bir de kişisel ve toplumsal yaşamımdaki bütün şeref yoksunu arkadaşları selamlıyorum bu yazıya sebep sizsiniz..}

Geçen gün arkadaşla aramızda erkek-kadın hükümranlığı üzerine bir sohbet geçti. Kadın- Erkek bay bayan derken sonuç olarak Ona günümüz dünyasının erkeklerin dünyasından çıkıp kadınlar dünyası haline geldiği an erkeklerin nesli tükenir dedim . Aksini savundu (haliyle)
Ama Doğruydu eğer bu dünya da halen daha kadın- erkek hep birlikte yaşıyorsak tek sebebi erkeklerdir ne zaman bu dünyaya kadınlar hakim olur o zaman eşeysiz üremeyi çalışmalarının takibiyle erkeklerin nesli biter bu savımda iddialıyım işin bilimsel boyutunu bir kenara bırakarak zihnüyet yönünü  dikkate alalım .

Erkek cinsi olmadan yaşayamayacak  durumda gözüken kanıksanamayacak büyüklükte kadın kesimi var ama sorun şu ki o kadınlar onlara dayatılanı kabul etmeye öyle alışmış ki değil kapılarının pencerelerinin dışına bakamıyorlar bile .Bu durumda böyle düşünmemeleri içten bile değil. 

Geçen günlerde nefret edilesi bir düğün davetine katıldım  Düğünler zaten benim için çekilmezken bir de üstüne kadın -erkek ayrı yerlerde oturulan bir davet olması katılanların çoğunun zihniyetinin de bu yönde olması olayı daha da katlanılmaz daha kötü ne olabilir ki diye düşündürürken , daha kötüsüne şahit oldum. Düğünde espri olsun diye damadın arkadaşları "kılıbıklık diploması " hediye ettiler herkes güldü etti derken damadın annesi bir anda isyan bayrağını çekti, böyle espri mi olurmuş  kadının görevi erkeğe "itaat" etmekmiş. Kadınlar erkeklere hizmet için varmış bir sürü saçmalık saydı döktü , elbette sadece bizim duyabileceğimiz bir ses yüksekliğinde erkeklerinde olduğu bir mekanda yüksek sesle konuşamazdı ona böyle söylenmişti.

Bu tarz insanlar  yakında çevremde hiç yok denecek az ama bu olmadığı anlamına gelmiyor bu zihniyetle yetişen kadınlarımız ve onların yetiştirdiği erkek çocukları bu dünyayı bu ülkeyi  bu hale getiriyor .Hayır suçlu aramıyorum varsa bir suçlu hepimizin payı var ben orada o kadını aydınlatmadıysam penceresini açıp örümceklenmiş beynin temiz havayla dönmesini sağlamadıysam bun da benim de suçum var  .

Her gün sayfa sayfa gördüğümüz kadın cinayetlerinde , tecavüz , taciz haberlerinin hepsinde hepimiz payı var en çok da erkeklerin. . Nasıl bir cinse aitsiniz bütün bu olanları sahip olduğunuz dünya'da nasıl kabullenip miğdeniz kaldırıyor bilmiyorum. Bildiğim şey , eğer bir baba kendi şehvet duygusunu tatmini için 12 yaşındaki kızına tecavüz ediyorsa dahası  bu tecavüzü kızının bekaretini düşünerek gerçekleştirirken toplumsal baskıyı düşünebilecek bilince sahip olmadığını savunamayışımız bizimne derece vahim olduğumuzu gösteriyor. Cinsel içgüdüyse her iki cinste de var niye tecavüz edilen bir erkek haberi hiç duymuyoruz boşverin hormonları fizyolojiyi en kötüsünden taciz haberi bile gelmiyor .. 

Hadi diyelim ki ben yanılıyorum gerçekten fizyolojik hadi diyelim kadınlardan kaynaklı aslıdna erkekler çok masum yahu   9 AYLIK BEBEĞİN cinsi mi olur BEBEK ,BEBEKTİR. Daha tek başına ayağa zor kalkabilen bir varlığın değil şehvet içeriğine sahip olması erkek ya da kız olması diye bir durumu bile olamaz dolayısıyla  kimse bana erkeklerin fizyolojik yapısından kaynaklanıyor savunmasında bulunmasın .Evet  yapısından ama fizyolojik değil tamamen psikolojik sapkınlarından kaynaklanıyor.

Mümkün olsa  eğer böyle bir şeyin imkanı olsa inanın bu dünyayı kadınların dünyası haline getirirdim evet biraz histerik olurdu ama en azından tecavüz edilirken öldü haberleri duymaz  toplu taciz haberleri almaz , gece 12 den sonra sokağa çıkma , o eteği giyme , örtün , gülme , şunu yapma bunu yapma diye bir kısıtlamamız olmazdı ..

İşin bir de şu boyutu var ki insanı olmayan bu durumu insani olmayan bir çözüm arıyoruz . Kimisi diyor ki idam geri gelsin "sallandırın üçünü beşini" kimse kimseye tecavüz edemez. Tabi o insan değil çünkü armut sallandırıyorlar orada. Kimisi de diyor ki aa öyle şey mi olur yaşam hakkı diye bir şey var biz en iyisi kimyasal hadım edelim. Evet kimyasal hadım hiç yaşam hakkına engel değil çünkü değil  mi .. 
Geçtiğimiz aylarda kimyasal hadım resmi gazetede yayınlandı Amerikanın bazı eyaletlerinde ve bazı Avrupa ülkelerinde uygulanıyor olması sırf idama göre daha "hafif" olması onun yaşam hakkına , beden bütünlüğüne insan hakkına  engel olmadığını   gösterdi, bir hatayı bir hatayla kapattık yine yeniden her zaman ki gibi .. Halbuki Asıl sebebine inmeden yapılan bu uygulama Almanya'daki gibi gönüllülük esası üzerine yapılsa bunun yanı sıra TCK daki yaptrımlar artırılsa dahası toplumda kadın - erkek  , güç egemenlik hegemonya kavramlarına dair eğitimler verilse eminim daha yapıcı çözümler alırdık.

(İdamı tartışmıyorum bile , idamın geri gelmesini düşünen varsa hemen sağ taraftaki çarpıdan sayfayı kapatıp terketsin burayı.)

İşin kadın cinayetleri kısmına gerçekten hiç girmek istemiyorum. Kızını mal gibi sırf para kazanmak için evlendirmek isteyip evlenmeyince öldüreni mi ararsın , sevgili cinneti mi , eş kıskançlığı mı , öldürmek için sebep çok saygı gösterecek adam yok .. Şiddete meyilliler çünkü bunu şu aşağıdaki haritadan ve bu siteden görebiliriz >> http://kadincinayetleri.org/



Bu harita tabiki gerçeği yansıtmıyor doğuda eğer bir kadın ölüyorsa hakettiği içindir sen bunu sorgulamazsın batıda ölüyorsa yazıktır çok gençtir . ama o kadardır sayfayı çevirirsin ve ölenin üzerine bir toprak da sen atarsın. 

Düzen bu değiştiremezsin mariposa diyeniniz vardır içinizde  doğru değiştirmem bugün gittiğim herhangi bir kadın örgütünde erkeğin etkisi olmayanı göremem , çünkü bu dünya erkeklerin dünyasıdır ve oyun onların kuralına göre oynanır. Ama Belki BİR GÜN.. 


U-mutlu Yarınlar'a.. 



25 Ağustos 2016 Perşembe

A Bout De Souffle ; İğrençsiniz !

AŞK' ın formulünü yazar bilir miyiz  ya da hani şu f(x) ile başlayan fonksiyonu da yazabiliriz f (x) ile başlar g(x) lerle devam ederiz biliyormuş gibi ahkam keser yine yeniliriz yine başa döneriz sonra hiç yenilmemiş gibi tekrar devam ederiz anlamdırmaya formülüze etmeye çalışırız ama mümkün mertebe çoğunluğumuz başarısız oluruz çünkü aşk öyle gizemlidir ki öyle çekici ne kolayca bulabileceğiniz ne kolayca çözebileceğiniz bir şeydir. Bu yüzdendir yüzyıllardır üstüne şiirler şarkılar methiyeler  filmler hatta tiyatrolar yazılması bu yüzdendir insanın bitmek tükenmeyen kavgası insanın aşk'la ..Tam çözdüm dediği an başka bir şey çıkar  ve tekrardan başa dönersiniz o yüzdendir ki siz bırakın kafa yormayı olduğu gibi yaşayın , yaşayamıyorsanız da yaşanılanları izleyin onlara kulak verin

Bu akşam hepimizin bildiği filmleriyle bizi hayatımızda adeta " bi dakika dur şimdi ne dedi bu ya " diyerek , hayatımızın akışını anlık da olsa durdurmamıza sebep olan  Jean Luc  Godard'ın yine hepinizin bildiği  kültleşmiş " A Bout De Souffle " ( Serseri aşıklar ) filmine yer vermek istiyorum.

Film  polisler tarafından aranan Michel ile bir gazete stajyerlik yapan Patricia arasında geçen ilişkiyi ( aşk- dostluk- düşmanlık ??? ) anlatıyor. Filmi henüz izleyemeyen izlemek  isteyenler için tabiki her zamanki gibi  olay örgüsünden bahsetmeyeceğim. Zaten film de şöyle oldu böyle oldu demekten öte dikkat etmeniz gereken ,diğer Godard filmlerinde olduğu gibi , ikili diyalog sahneleriyle birbirlerine atılan tiratlar olacaktır. Filmin diğer can alıcı noktalarından biri ise 1966 yapımı siyah beyaz  ve Paris 'te çekilmiş olması , Paris'in o yıllardaki güzelliği  yıllara meydan okuyan yaşayan şehir olduğunun bir kez daha  kanıtlar nitelikte hele o Şanzelize'de çekilen sahneler ( yıllar önce gittiğim şanzeliden hiçbir farkının olmayışı) oldukça eğlenceliydi . Buradan bütün Paris hayranlarını filmi izlemeye davet ediyorum.


Filmin senaryosunu François Truffaut 'un üstlenmiş öyle olunca haliyle biraz erkekleri ezik aptal aşık gösteren haller mevcut bunu filmin ilerleyen zamanlarında daha iyi fark ediyorsunuz filmde Michel karakteri sabit  duygularından da düşüncelerinden de emin bir karakter her ne kadar bütün aksiyona sebep michel gibi gözükse de aslında bütün hayatını bir aşk uğruna yere serebilecek zayıflıkta bir karakter dolayısıyla filmi götüren  Michel 'den çok sürekli olarak  kendi içinde gel gitler yaşayan Patriacia 'dır . Filmin başında kandırılmaya müsait toy bir amerikalı genç kız olarak görülüyorken sonlarına doğru "Feminizim" akımının etkisi altında kadınların "Bağımsız " olmasından yana olan güçlü bir karakter olarak görüyoruz bana kalırsa  Filmi  unutulmazlar arasında görmemize sebep bu ikilemi yaşayan patricia'nın son 10-15 dk  değişimidir. 



Filmin ilk yarısında Michel - Patricia ikilisini sadece görüyorsunuz ama ikinci yarısında anlamdırmaya başlıyorsunuz aşk cesaret işi midir yoksa eğlence mi tutku mudur bağlılık mı aralarında geçen gerçekten aşk mıydı , filmin sonuna doğru bunları sorguluyorsunuz zira  benim şahsi olarak kafamı karıştıran  (Spoileeeeer) Polisler  Patrica'yı takip ederken tam Michel 'i bulabilmek imkanı varken Patricia ne diye kendisini tehlikeye atıp michel'i koruyor .. Madem aşıktı sonrasında  ne diye sonrasında Michel'i ihbar ediyor.. 

Neden bilinmez , herkes kendisine göre ayrı bir yorum yapar kendi yaşantısı kendi yaşantısındaki çıkarımlarını etkiler o yüzdendir burdan bütün takipçilerime bu unutulmaz Godard efsanesi filmi izlemelerini tavsiye ediyorum .


P: Mutsuzluğumun nedeni özgür olmamam mı? Yoksa özgür olmamamın nedeni mutsuzluğum mu?Bilemiyorum.

M:Konuştuğumuz zaman ben kendimden söz ediyordum ,sen de kendinden halbuki ben senden , sen de benden sözletmeliydik 

P:Sana aşık olmak istemiyorum, polisi bu yüzden aradım.Sana aşık olmadığımdan emin olmak için

...


Godard da kim yaa  bi fragmanına bakayım diyen için buyrun  ¯\_(ツ)_/¯

17 Ağustos 2016 Çarşamba

Antalya 2016 Expo Nedir? Neden Gidilme(me)li ?

Antalya Expo nedir ne değildir?




Expo , öncelikle  Nato gibi bir kaç ifadenin kısaltması değil tamamen başlı başına bir kelime bu uyarıyı yapıyorum çünkü arkadaşlarla expo ya gittiğimiz de e(economic) x (?) p (position) o (?) gibi absürd tahminlerde bulduk halbuki sergi, dünya fuarı olarak kısaca tanımalanabilirmiş . Bir kaç çeşidi oluyor bu fuarın bizim bu sene ülkemizde botanik exposu düzenlendi dolayısıyla botanikçiler için bulunmaz bir nimetti benim de çiçeklerim, bitkilerim (çiçeksiz) var ama bu ilgimi çekmeye yetmedi açıkca söylemem gerekiyor ama bu demek değil ki gitmeyin gidip görmeniz de fayda var .çünkü erçekten emek sarfedilerek hazırlanmış


Antalya expo'ya iki giriş var biri merkezi kapı diğeri batı kapısı  merkez kapıdan çıkıp sağ tarafa geçtiğinizde  otobüs duraklarını batı kapısından girdiğinizde ise tramvay duraklarınını görebilirsiniz  iki kapı arası 2 km kadar ama geze geze insan farketmiyor bile , bilet gişelerinin olduğu yerde bilgi alabileceğiniz birimler mevcut biz girmeden önce o gün ne aktiviteler var sorduk hatıra olsun diye expo kartpostalımızı aldık ve kapıya yollandık

Bi an expo haritasını görünce gözüm korkmadı değil ama neyseki kapıdan girince ring servislerini görmemle korku bulutlarının kaybolması bir oldu neredeyse her görülesi bölümün önünde duraklar var ve ringlerin içerisinde size bilgi veren görevliler var siz sadece nereye gideceğinizi söyleseniz yeterli onlar zaten sizi yönlendiriyorlar .
"ring araçları şu şekilde oluyor "
Ülke bahçeleri , sergi salonları , çeşitli dans gösterileri ve aktiveler var ilginizi mutlaka biri çekmezse diğeri çekecektir.o yüzden denk geliş bir yerde inseniz bile eğleneceğinizi düşünüyorum yalnız yine de beklentinizi çok yükseltmeyin mesela bize inanılmaz böcekler sergisine gidin dediler biz de gerçekten inanılmaz bir şeyler beklerken fazlaca maket sahte görünümlü bir sergiyle karşılaştık  ama yine de çocuklarınız bundan etkilenebilir kongre salonundaydı eğer hala sürüyorsa sergi


"inanılmaz böcekler sergisinden ,aşk böcekleri - öpüşüyor gibi gözüktüklerine bakmayın sadece yemek alışverişi yapıyorlar :)"

Gitmeden önce aktiveteleri iyice araştırın ona göre gidin bizim gittiğimiz gün somali devletinin açılışı varmış gittik etkinliklerine dans mans olur diye ama nerdee bürokratik seviyede geçti en sona bir iki şarkı söylediler saçmaydı yani öncesinde brifingini alsak daha iyiydi 

Hiçbir "özel " etkinlik olmasa bile akşam olduğunda  kültür sanat sokağında aktiveler büyük ve küçük amfilerde gösteriler oluyor "Çelebi"  dans gösterisi vardı mesela bizim gittiğimizde

Ama en güzel yanı , kesinlikle ülke bahçeleriydi tabiki kişisel bir tercih ama bence öyleydi daha güzel yapabilirler miydi evet ,çoğunluğu hediyelik eşyaya yönlenmiş çin malların getirmiş ama içlerinde geleneksel olanlar da vardı (kore japonya ve tayland gibi ) tayland bahçesinde yediğim adını bilmediğim baharatlı meyvenin tadı hala damağımda sanmayın ki güzel olduğu için oldukça kötüydü baktım herkes yiyor ben de bi tadına bakayım dedim (kediyi merak öldürürmüş ) ama demesem daha iyiymişşş Afrika ülkelerinin bahçeleri ülkeleri gibi biraz kısırdı ama olsun oralardan kalkıp gelmişler yine ziyaret etmezsek olmaz :)

Aslında gitmek istediğim konserler vardı ama malesef zamanlama sıkıntısı çektiğim için istediğim hiçbir konsere gidemedim. Gerek dünyaca ünlü gerekse ülkemizde ünlenmiş sanatçıların konserleri oluyor gidiş tarihinizi konserlere göre de ayarlayabilirsiniz (  sonradan söylemiş gibi olacak ama deep purple geldi aa dostlar gidemedik üzgünüz )

Biz 5 saatte sadece yemek için durarak ve bazı yerleri atlayarak gezimi tamamladık , torku çocuk adası ve kaktüs bahçeleri gibi yerlere gitmedik mesela sizin de böyle gitmeyi istemeyeceğinz bölümler olacağını kabul ederek sizin de ortalama 5 saatte tamamlayabileceğinizi düşünüyorum yalnız dediğim gibi normal sivil bir birey hakkında bu söylediklerim botaniğe özel ilgisi olan ya da uzmanlık olana birisi için göre elbette bir şey diyemem .

Neticeye gelecek olursak , gitmeseniz çok şey kaybetsiniz eğri oturup doğru konuşalım yapılan onca harcama sonucu olarak sonuçta elinizde koca bir su balonu tutuyorsunuz ama farklı bir aktivete olması açısından gidilip görülmeli diyebilirim özellikle de Paris'in sembolü Eyfel kulesinin de expo için hazırlanmış olduğunu düşündüğümüzde , yıllardan beri süregeldiğini kabul ettiğimiz de expo ya her zaman gidebileceğimiz bir aktive değil . O yüzden kaçırmayın gidin tatilinizi o daracık otellerde geçirip durmayın sosyalleşin kendinize ruhunuza zihninize yeni şeyler katın :)


bir eyfel olmasa da bizim de expo kulemiz var artıkk :)


9 Eylül'de Roket adam geliyoooormuş duymayan vardır belki  onuda araya sıkıştırmak istedimm :)


9 Ağustos 2016 Salı

Düşünce Yağmurundan Şemsiyelerinizle Kurtulamazsınız

Çok uğraştım , şehirleri değiştirdim insanları değiştirdim kıyafetleri değiştirdim saatleri hatta zamanı değiştim bir ileri gittim iki geri gittim yerimde kaldım kaldığım yerde unuttum her şeyi hatırladım değişen bir şey olmadığını gördüğüm de ise bıraktım her şeyi zamana kafa tutmayı bıraktım ,bıraktım diye kendimi kandırdım çünkü bir şeyi başarmanın öncesi kendini o şeye inandırmaktır inandım ,inandım her şeyin bir gün çok güzel olacağına diğer günler saçma olsa bile bir gün çok güzel olacağına inandım bütün  o sorgulara rağmen çok uğraştım çok inandım.

Sonuç ;

Sonucu Size bilsem de söyleyeceğimi sanmıyorum söylesem anlar mısınız ki , neyin neden böyle olduğunu düşünürken siz zamanı yaşarken benim zamanı sorguladığımı söylesem anlar mısınız ki , gündelik yaşamın eroinleri insanları uyutur büyütürken  her şeyden uzaklaştığımı söylesem hayvan ve bitkileri insanlardan çok sevmeye başladığımı söylesem mesela ya da boşverin merhaba diyelim yeni güne .

bu yazıyı okuma hızınıza göre şuan belli bir dakikanız geçti boşa geçmesin size bilgi verici bir şeyler söyleyeyim ama neye göre bilgi sinema desem mesela , yakında sinemaya gitmedim, gitsem desem hangi filme giderim ki matt damon'nı  çekici buluyor olmam başlı başına hiç sevmediğim cia ajan film serisinden biri olan jason bourne 'na gitmeme yeterli sebep olur mu bilmiyorum.

Müzik desen , off onsuz olmuyor illa ki şarkılar bulunuyor amy 'i sevenler derneğine üyeseniz bu şarkıyı seversiniz başka da demicem bir şey


Kitap olarak aradığım hiçbir kitabı sahaflarda bulamıyorum . Nadir kitap 'tan denk geliş bir sahafın sitesinden gidip alacağım en sonunda ama onu da sahaf olunca pek cesaret edemiyorum genel de tanıdık bildiğim sahaflardan alışveriş etmeyi seviyorum .Fikir versenize

Yine boşa geçen 1 dk oldu değil mi 1200 robot aynı anda dans ederek guiness rekorlar kitabına girmiş  alın bu yeni haberi :P

tamam ya iyi hissedince size expo yu anlatacağım söz , ben anlatıncaya kadar hazır  memurların izni açılmış tekrar kapanmadan önce antalyaya gitmeyi düşünen varsa diye ön bilgi  olarak söyleyey,m expo giriş fiyatları 60 dan 15 e düşmüş ;) goşunnn ya da goşmayın bakalım onu diğer yazı da anlayacağız..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...