13 Mart 2017 Pazartesi

İ'm From Aegean

( Layla - Derek and the Dominos )

Sıcak bir yaz günü en az havası kadar sıcak bir yerde doğdum , öyle çok sevmiş olmalıyım ki  uzun süreli olarak çok da fazla uzaklaşamadım bu cennetten kopma yerden buraya gelenle çoktan bilmiştir neresini kastettiğimi , tabi ki caaaağnım EGE 'mden bahsediyorum . Bazı yerler vardır abartılır aman şöyle güzel böyle ihtişamlı falan filan ama Egenin buna ihtiyaacı yok en basitinden düşünmek gerekirse , Ege bu kadar havadar olmasaydı sizce ilk çağlardan beri birçok önemli şeyin merkezi olur muydu ? Hayır hayır egen tarihine girmeyeceğim illa ki isteyen merak eden varsa vikiden öğrenebilir.

Ben daha çok işin doğasındayım özündeyim zaten doğayı çok sevmemin birinci etkeni de Ege bölgesinin o muhteşem doğasıdır ne  karadeniz gibi hırçındır ne  doğuanadolu gibi sert bölgeleri kıyasalamaya girmeyeceğim onun yerine size Egenin yağmurun Egenin dağından Egenin sofrasından bahsederim zaten  yeterince kutuplaşıyoruz artıdan benim gelip burada şu şöyledir bu böyledir demem ukalalık ötesi olur hayat bu tür şeyler için kısa kuşların uçması için uzundur ;)

Geçen hafta yine tatlı bir doğa gezisindeydim , bahar geldi ya beni tutabilene aşk olsun , hem cinslerime nazaran dükkan dükkan mağaza mağaza dolaşıp sezon sonu ürünlerini kovalamam gerekirken bu  doğa aşkı nereden geliyor bilmiyorum ama kendimi bir dağın tepesinde doğa manzarası (dikkat şehir değil) seyrederken bulduğum andaki mutluluk ve huzur başka hiçbir şey de yok kendi özüme dönmüş gibi kendi yerimi bulmuş gibi bütün o hayatı meşgul edip canımız  sıkılmasın diye uydurulan her şeyden uzakta öyle bir duygu ki bu ilk insanın da şimdikilerin de hissedebileceği yalınlıkta ve durulukta

Abartmadan yaşamalı insan olduğu gibi elindekilerle yetinmeli yetinemiyorsa da üretmeli yetirmeye çalışmalı "trekking yapacağım yea" deyip de trekking botudur trekking pantalonudur , halatı  ipi  gözlüğü vs şeyleri alıp  alıp instagram yürüyüşçülerinden olmamalı olan vardır saygı duyuyorum ama onların benim hissettiğim şeyi hissedebileceklerini sanmıyorum. Her neyse

Asıl konuya girmeden size sıradan bir Ege ailesinin yemeğini  söylemek istiyorum bağlantıyı sonrasında anlayacaksınız ,

sıradan bir akşam yemeği ;
-zeytinyağlı ıspanak yemeği
-pırasa yemeği
-kereviz salatası
-pancar turşusu
- yanında turp/roka/tere
- tatlı olarak ise  kabak tatlısı

itiraf etmeliyim ki üniversiteye kadar herkesin bu tarz beslendiğini sanıyordum :) ne zaman Anadolunun farklı bölgelerinden insanlarla tanıştım " sofradan et olmadan doymamcılar" , "makarna pilav olmadan asla diyenler "  ile o zaman aslında    farklı olanın bizler olduğunu anladım. otçul ismi anlam buldu gerçekten de doğa bizim hyatımızın merkezinde soframızda işimizde sevincimizde ve üzüntümüzde belki de buna sebep 12 ay boyunca doğa bize hiçbir zaman ne fazla serrt - soğuk ne de aşırı sıcak davranmıyor oluşundandır bu yüzden her daim sadıktı herkes her şey bitse Doğanın Ege'ye , Ege 'nin Doğaya aşkı bitmezdi belki ondan bilinmez

Biz de tüm bunları temel alarak haftasonu yürüyüşlerinden biri gerçekleştirdik hem de ölünce  doğaya bedenlerimizle ödeyeceğimiz nimetlerinden faydalanmak istedik gittiğimiz yer ormanlık dik yamaçlı  ama diğerlerine nazaran kayalık yoktu daha önce gitmiştik ama zirveyi zorlamamıştık bu sefer zirveye kadar tırmandım (M ,evet ) yanımdakiler bana nazaran daha çok nimet kısmına odaklanmışlardı 

Öyle bir şey ki bu geçireceğimiz bir kaç hafta her açıdan güzel doğa  tüm verimiyle birlikte uyanıyor , Mantarlar , Ekşimecik, sizin kuş konmaz diye bildiğiniz yerel olarak armaşık tirkenbuçuk , kedirgen , eniş diye adlandırılan mükemmel bir tadı olan otlar için bu mevsim bu havaalar tam idealdir .
İşin mantar kısmına girmek istemiyırum biraz hassas uzmanlık konusu farkındayım ben daha çok bana eriğe giriş ders 1 tadında ekşimecik ve sarmaşıklarla ilgileniyorum :)

Ekşimecik şöyle bir şey oluyor baktığınızda tereye benzetiyorsunuz ama tadı adı üstünde ekşi ve sapları kırmızı oluyor ister salatalara ister doğrudan yiyin mağrur tadı bir şahane her yörede biliniyor mu bilmiyorum o yüzden bu açıklamalaırm


Sarmaşık da böyle bir şey oluyor bol zeytinyağ ve yumurta ile kavurması yapılır yeme de yanın da yat şimdi bile canım çekti bak

Sadece bu yönü değil tabi bir yönü var ki onu değil türkiyede dünyada bile çok özel kılıyor, tarihsel anlamda bulunmaz bir geçmişi var dolayıısyla aniden karşınıza tarih eseri çıkabiliyor , hatta yerli halk o kadar alışmış ki buna günlük yaşamında eski güğüm ve taşların değerini fark etmeden duvar örenler  veya değerini bilip de   para göüzünü bürümüş tipler için tarihi eseri zarar vermek pahasına define avcılığına kalkışanların sayısı hiç de az değil , hal böyle olunca her yürüyüşt eserlere rastlayabiliyoruz aşağıda mesela tam bir mozaik olmuş ,




henüz adam akıllı bir kazı çalışması yapılmadı buralara turizm bakanı o malum sarı tabelalarından birini asmakla yetinmiş  köylüler için zeytin daha değerli olsa gerek eserin üstünde ağaç dikmişler hayır ağlamıyorum gözüme zeytin yağı kaçtı yoksa zeytin yağı değil de çam sakızı mı kaçtı kaçabilir neden olmasın böyle görüntüler olduğu sürece doğayı böylesine katlettikten sonra neden olmasın üstelik oldukça da  tehlikeli çam  sakızı  için bir tarafı kesilen ağacın hadi yaşama oranı var diyelim peki ya devrilme ihtimaline ne diyeceğiz, yorum yok .

Ellerime batan dikenlere rağmen güzeldi topraktan kaymama rağmen güzeldi dünya üzerindeki milyonlarca küçük dünyanın varlığını bana tekrardan hatırlattığı için, aslında ne denli küçük olduğumuzu anlattığı için güzeldi güzeldir  bütün insanlardan daha güzeldir hep her zaman her daim

2 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...